30 Eylül 2009 Çarşamba

G-Force

Yapımcı Jerry Bruckheimer, hayvanların casusluk faaliyetlerinde kullanılmak üzere eğitildiği gizli bir hükümet programındaki son gelişmeleri ele alan komedi macera filmi “G-Force” ile ilk 3 boyutlu filmine imza atıyor. En gelişmiş casusluk ekipmanlarıyla donatılmış olan bu eğitimli kobay fareler, dünyanın kaderinin patilerinde olduğunu fark ediyorlar. G-Force'un üyeleri kobay ajan Darwin (seslendiren SAM ROCKWELL), her koşulda başarıya ulaşmaya kararlı ekip lideri Blaster (seslendiren TRACY MORGAN), sürekli tavır takınan, her şeyin aşırısını ve Juarez'i seven silah uzmanı Blaster; dövüş sanatları uzmanı seksi Juarez (seslendiren PENÉLOPE CRUZ), ayrıca duvardaki sinek kadar rahat gizlenebilen istihbarat uzmanı Mooch ve bilgisayar ile bilgi teknolojisi uzmanı yıldız burunlu köstebek Speckles (seslendiren NICOLAS CAGE). Maceraları sırasında G-Force üyeleri hayvanlar aleminin diğer üyeleriyle de tanışır; evcil hayvan mağazasında kalakalmış olan Hurley (seslendiren Jon FAVREAU) ve sınırlar konusunda son derece takıntılı hamster Bucky (seslendiren STEVE BUSCEMI).

Yönetmenliğini Oscar ödüllü görsel efekt ustası Hoyt. H. Yeatman Jr.'ın yaptığı sinema G-FORCE, seyircileri son derece hareketli bir maceraya sürüklerken dünyanın daha da büyük kahramanlara ihtiyacı olduğunu bir kere daha ispatlıyor.
"Bilindik, hatta klasik konuları ele alıp, box office farklı bir yaklaşım getirdikten sonra olanları görmek çok eğlenceli." diyor Bruckheimer. "Gizli ajanlarla ilgili filmler James Bond'dan çok daha öncesine dayanır. Hayvanların konuşturulduğu ve kişilik kazandırıldığı filmler de bir süredir mevcut. Ama aynı zamanda gizli ajan olan hayvanlarla ilgili, ayrıca bol aksiyonlu, üç boyutlu bir animasyon film hiç görmedik."
Aksiyon ve bilgisayar destekli animasyonu birleştiren bu ileri teknoloji filmde ayrıca, kötü kalpli sanayici Leonard Saber'i canlandıran Golden Globe ödüllü BILLY NIGHY, G-Force'u kapatmak isteyen Özel Ajan Kip Killian'ı canlandıran WILL ARNETT, G-Force'un babacan kurucusunu canlandıran ZACH GALIFIANAKIS, ekibin veterinerini canlandıran KELLI GARNER, Connor'ı canlandıran TYLET PATRICK JONES, Killian'ın G-Force reklam dosyasına atadığı pek de zeki olmayan ajanları canlandıran JACK KONLEY ve GABRIEL CASSEUS, içi içine sığmayan pet shop sahibini canlandıran NIECY NASH, ve Büyükbaba Goodman'ı canlandıran LOUDON WAINWRIGHT gibi gerçek oyuncular da yer alıyor.
G-FORCE'un idari yapımcıları Mike Stenson, Chad Oman, Duncan Henderson ve David P.I. James. Hoyt H. Yeatman Jr. ve David P.I. James'in bir hikayesinden esinlenilen filmin senaryosu The Wibberleys'e ait (Büyük Hazine: Sırlar Kitabı fragman). Pat Sandston, Ted Elliot, Terry Rossio ve Ryota Kashiba, filmin ortak yapımcıları. Perde arkası yetenekler arasında görüntü yönetmeni Bojan Bazelli (Hairspray, Sihirbazın Çırağı), üretim tasarımcısı Deborah Evans (Rehine, kısa film Unutulmaz Titanlar), kostüm tasarımcısı Ellen Mirojnick (Deja Vu, Ölümcül Cazibe, Wall Street), kurgucular Jason Hellman (Devlet Düşmanı, Bad Boys II) ve Mark Goldblatt (Terminator 2: Kıyamet Günü’ndeki çalışmasıyla Oscar adayı, Armageddon), bestekar Trevor Rabin vizyondakiler (Armageddon ve Büyük Hazine filmleri), görsel efekt dalında iki kere Oscar kazanan Scott Stokdyk (Spider Man, Spider Man 2), ve özel efekt koordinatörü Stan Parks (Görünmeyen Tehlike filmi için Oscar adayı, Deja Vu) yer alıyor.

G-FORCE'U YAPMAK
Film Fikri Anaokulundaki Kobaylardan Çıktı
"sinema çıkış noktası çok ilginç." diyor oyuncu yönetmen Hoyt H. Yeatman Jr. "Görsel açıdan çığır açacak yeni bir proje arıyordum. Bu fikrin çıkmasını sağlayan beş yaşındaki oğlum oldu. Anaokulundaki sınıfından bir kobay getirmişti. Onlarsan sanki üniforma ve askeri miğfer giymiş askerlermiş gibi bahsediyordu. Ben de "Bu ufaklıklardan bir gizli ajan örgütü kursak ya." diye düşündüm.
"Hepimiz güldük.' diye devam ediyor Yeatman. 'Sonra internette araştırınca kediler, yunuslar, köpekbalıkları ve böcekler dahil olmak üzere, Amerikan devleti tarafından eğitilerek gizli operasyonlarda kullanılan hayvanlarla ilgili çok ilginç hikyeler okudum. "
"Bebeklerin ağzından çıkan bu hikaye,' diyor yapımcı Jerry Bruckheimer, "çok sıra dışıydı. Bu da bizim için uygundu; çünkü çok orijinaldi. En güzel tarafı da G-FORCE'daki hayali noktanın aslında bazı gerçek durumlarsan esinlenilmiş olması. Mayınları tespit eden yunuslardan kayıt cihazı taşıyan hamamböceklerine kadar, devletimiz ulusu korumak için hayvanların eğitildi pek çok gizli program başlatmıştı. Biz de bunu bir adım ileriye götürdük. Biliminsanları bu hayvanları sadece eğitmekle kalmayıp, onlarla iletişime geçmenin bir yolunu bulsaydı ne olurdu?"
Kobayların hayvanlarının gizli ajan olması fikrini geliştiren yapımcılar, hepsi de işine son derece bağlı üç kobay, bir yıldız burunlu köstebek ve bir sinekten medyana gelen G-Force'u yarattı. "Herhangi bir anda, dünyanın kaderinin onların patilerinde olabileceğini biliyorlar." diyor Bruckheimer.
Ama vizyondakiler filmin başarılı ve bir şekilde inandırıcı olması için, hayvanların da bir şekilde iletişimde olması gerekiyordu. Burada devreye, filmdeki G-Force'un arkasındaki dahi Dr. Ben Kendall giriyor. "Büyük icadı, yaptığı küğçük başlık. Bu sayede hayvanlar düzgün İngilizce konuşabiliyor. Kendi dünyalarında tıpı bizim gibi konuşabiliyorlar; ama insanlarla iletişime geçmek için bu başlıkları takmaları gerekiyor."
Dr. Kendall'ın gizli operasyonunda, G-Force'un görevlerinde yardımcı olan inanılmaz araçlar kullanılıyor.Motorlu sağlık topundan, gece görüşüne ve mini askeri PDA'lara kadar, G-Force'un dünyayı kurtarması için her şey mevcut. "Yüksekten atlamak için, düşük irtifalı yelken kanatları var." diyor Yeatman. "Çatı tepelerine sıçramaları gerektiğinde roket yardımı alabiliyorlar. G-FORCE dünyasında kobayların çok acayip araçları var." Kötü kalpli milayerder bir sanayicinin dünyayı yok etme planları ortaya çıkınca G-Force'un eğitimi ve ileri teknoloji casus araçları sınanmış oluyor. Görev çağırınca G-Force maceranın içine dalar.

8 Eylül 2009 Salı

Sizi Seviyorum

Vizyondakiler
Bu sinema içinde bulunduğu durumun ve yaşadığı ilişkinin kıymetini bilmeyen bir adama kadınlar tarafından verilen eğlenceli bir dersin hikayesi.

Çapkın bir adam olan Erkut, sevgilisi tatildeyken onu bir başkası ile aldatmaktadır. Kız arkadaşı Eda’nın eve erken dönmesi Erkut’u yakalamasına sebep olur. Kız arkadaşı Erkut’a hala aşıktır ve ona sorar; Neden? Erkut’un açıklaması ise çok cüretkardır. “-Biz erkekler böyleyiz, hep aynı kadın hep aynı ilişki sıkılıyoruz, seni seviyorum ama bu durum bu gerçeği değiştirmiyor” diye karşılık verir genç adam. Eda yıkılmıştır, bir taraftan Erkut’tan vaz geçmek istememekte diğer taraftan ise böyle yaşamak istememektedir. Onu terk eder. Ancak Eda durumu arkadaşı Aylaya açtığında Ayla’nın aklına tek gelen intikamdır. Öyle ya; Erkut tıpış tıpış geri dönmelidir. Bunun için daha önceden kendisine tavsiye edilen bir fal kafe’de çalışan Hatice’yi bulur. Eda Hatice’ye durumu anlatınca Hatice Eda’nın durumuna acır. Hala sevmektedir genç kadın çünkü. Ve bir çözüm bulacağını söyler. Sonrasında Hatice ile ne konuştuklarını görmeden Edanın eve dönüşünü görürüz. Erkut şaşırmıştır. Ama keyiflenir, sevgilisi kendisinden vaz geçmemiştir. Erkut’un arkadaşı Gökhan reklam kadının intikam almak için dönmüş olacağını söyler ama bu kadar karmaşık bir intikamı düşünmez Gökhan. En fazla Erkut’un bir yerlerini keseceğini düşünür. Erkut’u da bu konuda telaşlandırır, hatta uyumamasını söyler ama Erkut yine de dayanamayıp uyur. Ertesi sabah keyifle kalkar Erkut. Her yeri sağlamdır ama yan tarafa döndüğünde şok bir manzara ile karşılaşır. Eda’nın yerinde bir başkası yatmakta ve Eda vizyon olduğunu iddia etmektedir. Erkut konusunda her şeyi biliyordur bu kadın. Edadır, ya da öyle midir Erkut hiç anlayamaz. Ama tüm huyları Edadan farklıdır. Farklı talepleri vardır. Erkut tam bir gün boyunca yeni Edayı tanımaya çalışırken ertesi gün bir başkası ile uyanır. Yine farklı bir kadındır yanındaki. Saç rengi ile göz rengi ile başkasıdır. Ama bu kadın da Eda olduğunu iddia etmektedir. Yine günü bu kadını tanımaya harcar, bir öncekinden ve ilk Eda’dan farklıdır bu kadın. Ve her yeni gün bir başka kadınla uyanır Erkut. Kadınların hepsi Eda olduklarını iddia etmektedirler. Erkut kafayı yemiş olduğunu düşünmektedir. Arkadaşı Gökhan’ın bu durumun keyfini çıkarmasını söylese de o da duruma anlam veremez. Her gün bir başka kadın… Erkut’un sevgilisi her gün değişmektedir. Filmimizin reklam cümlesi de zaten budur? Sevgiliniz her gün bir başka kadın olarak karşınıza çıkarsa ne yaparsınız? Bu bir erkek vizyondakiler rüyası mıdır? Yoksa kabus mudur? Dışarıdan hoş bir durummuş gibi görünmesine rağmen olay Erkut için kabusa dönüşür. Çünkü her kadın bir öncekinden farklıdır. Yorulur, talepleri karşılayamaz, parçalanır Erkut. Ve bir gün gelir isyan eder. “Yeteeer!” Diye ağlamaya başlar. “Yeter değişiklik istemiyorum ben, aynı kadını istiyorum” diye. Ve bunu itiraf ettiğinde son kadın evdedir. Yani son Edadır. Bu Eda alış verişe gideceğini söyleyip evden çıkar. Alış verişten dönen ise oyuncu Erkut’un ilk Edasıdır. Yani aldattığı fragman kadın. Erkut Edaya sarılır. “-Ben değişiklik istemiyorum nolur sevgilim aynı kalsın diye.” Eda ne olduğunu anlamamış gibi davranır. Hikaye’nin aslı burada açıklanır. Eda hikayenin başında falcı Hatice’ye gittiğinde kadın bu durumdan, yani sevgililerinin sadakatsizliğinden şikayet eden bir grup genç kadının aldatan bir erkeğe ders vermek üzere örgütlendiğini anlatır. Eda bu erkeğin Erkut olmasını kabul eder. Ve Eda, sevgilisi Erkut hakkında bildiği her şeyi paylaşır kadınlarla. Kadınlar da her gece değişir. Vee Erkut’un hayatındaki bir tek Eda bir sürü değişik kadın görüntüsü ve huyuyla temsil edilir olur. Bunun için, yani bu durumun Erkut tarafından değişim sırasında fark edilmemesi için Erkut’un yiyeceğine düzenli olarak ilaç konulur. Gece kadınlar arası transferler yani birbirleriyle değişim gerçekleşir ve Erkut’un tırlatmasına neden olan “ her gün farklı kadınlar görüyorum” durumu böylece yaşatılır. En sonunda pes eden Erkut sevgilisine sarılır. O ilk Edadan başkasını istememektedir. Kadınlar ona dersi vermişlerdir. Finalde Eda “hayatım saçımı değiştireyim mi, her gün aynı görüntümü görmekten bıkmış olabilir misin” diye sorar. Erkut Hayııııır diye yere atlar… Ve dışarıda reklam Erkut’a bu dersi veren kadınların zaferlerini kutlamak istercesine paltoları uçuşarak yaptıkları ağır çekim ay yürüyüşünde donarız…

“sizi seviyorum” kısa film

1. EV İÇ - GÜN
------------------------------------------------------------------------------------------------------
Erkut’un karşısında Eda
Oyuncu ERKUT – Bak, biz erkekler, biz hep aynı kadınla yaşamaktan sıkılıyoruz. Bu bizim doğamızda var. Erkek değişiklik istiyor.
EDA – Öyle mi?
VOİCE OVER – Sevgiliniz, her gün başka bir kadın olarak karşınıza çıksa ne yaparsınız?

2. EV-yatakoda İÇ - GÜN
------------------------------------------------------------------------------------------------------
Erkut uyanmış keyifle yanına dönerken
yanında bir başka Eda vardır… Erkut korkuyla
yataktan düşerek…
ERKUT – Sen kimsin be!

3. SAHNELER İÇ - GÜN
------------------------------------------------------------------------------------------------------
Eda’lar değişik mekanlarda bir bir değişmektedir. Erkut her
seferinde şaşkındır.

4. CAFE İÇ - GÜN
------------------------------------------------------------------------------------------------------
Erkut’un karşısında arkadaşı Gökhan, ondan
başlarız, onun konuşması üzerine değişik
Eda’lardan enstanteneler biner…
GÖKHAN - Oğlum çok acayip bir durumla karşı karşıyasın… Tıp dilindeki adını bilmiyorum ama halk dilinde bunun adı, her erkeğin hayali
VOİCE OVER – Bu bir erkek rüyası mıdır? Yoksa bir kabus mudur?

5. EV İÇ - GÜN
------------------------------------------------------------------------------------------------------
Erkut son Eda’nın karşısında çökmüş ağlıyordur…
ERKUT – Yeteeeer! Ne olur artık değişme. Ben sevgilimi istiyorum.

6. SOKAK İÇ - GÜN
------------------------------------------------------------------------------------------------------
Dokuz ayrı Eda’nın yan yana, görkemli bir şekilde
paltoları, üzerlerindeki kıyafetler uçuşa uçuşa ağır
çekimde ay yürüyüşü yapar hali üzerine Eda’nın
sesi biner…
EDA – Hayatım, saçımı değiştireyim mi, her gün aynı görüntümü görmekten bıkmış olabilir misin?
Eda’nın yüzündeki zafer gülümsemesine
Erkut’un sesi düşer…
ERKUTSES – Hayıııır!